Köyün Kamburu

Kemal Tahir - Köyün Kamburu
Yazan: Kemal Tahir
Seslendiren: Emre Melemez
"Memleketin gerçeklerini yazmak isteyen bir realist romancı bugünkü tarih devresinde köyü, köylüyü yanlışsız tanımak, fantezilerini kullanmadan tanıtmak zorundadır." Gerek işçi, gerek esnaf, gerekse memur, tüccar, devlet adamı olarak hepimiz hâlâ biraz köylüyüz. Köyün, köylülüğün özellikleri gözden kaçırılırsa şehirlilerin Türk milletini damgalayan özellikleri ya hiç aydınlatılmaz, ya da işe yaramayacak şekilde yarım yırtık aydınlatılmış olur, diyen Kemal Tahir, "Köyün Kamburu"nda Narlıca Köyü’nde yaşananları Çalık Hafız’ın gözünden ve dilinden son derece çarpıcı bir biçimde anlatır. "Köyün Kamburu"; geleneksel düşünme biçimlerine ve inançlara ve köylülüğe tutulmuş güçlü, sarsıcı ve traji-komik bir ayna....

1958’de Yeni Gazete’de tefrika edilen "Köyün Kamburu", Les Tors du Vilage adıyla Fransızcaya çevrilmiştir.

Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir

Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek üzereyken, Birinci Dünya Harbi’nde savaşa katılan ve sonra Büyük Turan’ı kurmak yolunda Kafkas, Hazer ülkelerine koşan bir Türk gencinin hikâyesidir. Şevket Süreyya Aydemir, Rusya’da Sovyet inkılâbı cereyan ederken, aralarında Enver Paşa’nın da bulunduğu önemli şahsiyetlerle karşılaşmıştı. Ardınan tahsilini tamamlayarak Türkiye’ye dönmüş, hayatın acı ve tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan Şevket Süreyya Aydemir’in hayat hikâyesi, Orta Anadolu bozkırında “toprağa yöneliş”e kadar uzanır.

Suyu Arayan Adam, Avrupa’dan Çin’e ve Himalayalar’a kadar, çağımızın çeşitli ülke problemlerine de değiniyor.

Franz Kafka - Bir Savaşın Tasviri

Franz Kafka - Bir Savaşın TasviriKafka’nın uzun hikâyelerinden Bir Savaşın Tasviri, iki ahbabın arasında geçen konuşmalarla başlar ve şehir manzaraları eşliğinde devam eder. Öykünün kahramanı; “ahbabım” dediği adamla ne arkadaş ne düşmandır, sürekli bu ikircikli hâl arasında gidip gelir. Kafka’nın bütün üslubuna sirayet eden o güçlü yalnızlık ve yabancılık duygusunun hissedildiği novellasında, hayal ile gerçekliğin sınırları sıradan sınırlarmış gibi çoğu zaman silikleşir.

“Ve giysiler içinde insanlar
Gezerler sallanarak çakıl yolda
Üzerlerinde gökyüzü kocaman
Uzaktaki tepelerden
Uzak tepelere”